Ana Sayfa Yap | Sık Kullanılanlara Ekle 

ANA SAYFA      |      SAKARYA SMMM ODASI      |       TÜRMOB      |       SAKARYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI      |      İLETİŞİM

Vergi Takvimi               Pratik Bilgiler             Resmi Gazete                T.C. Kimlik No                İnternet Vergi Dairesi               Dilekçematik               KDV Sorgulama               E-Beyanname            E-Bildirge

    ANA SAYFA
    HAKKIMIZDA
    HİZMETLERİMİZ
    MEVZUATTAKİ GELİŞMELER
    BASINDAN YAZILAR
    MUHASEBE STANDARTLARI
    ANA SÖZLEŞME ÖRNEKLERİ
    VERGİ MEVZUATI
    SGK MEVZUATI
    İŞKUR MEVZATI
    ELEKTRONİK KİTAPLAR
    SMMM ODALARI
    TİCARET SİCİL GAZETESİ
    KOSGEB MEVZUATI
    TEK DÜZEN HESAP PLANI
    BASEL II
    ÜCRETSİZ PROGRAMLAR
    ATATÜRK KÖŞESİ
    BEŞİKTAŞ KÖŞESİ
    SAKARYA REHBERİ
    EKONOMİ HABERLERİ
    DIŞ TİCARET MEVZUATI
    DANIŞTAY KARARLARI
    YARGITAY KARARLARI
    İLETİŞİM FORMU

PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
»
Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
»
Emlak Vergisi Oranları
»
Fatura Düzenleme Sınırı
»
Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
»
Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

DETAYLI BİLGİ ALMAK İÇİN TIKLAYIN

MUHASEBE STANDARTLARI

» Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ....

DETAYLI BİLGİ ALMAK İÇİN TIKLAYIN

HAVA DURUMU ( SAKARYA )

  SORU - CEVAP

ŞİRKET ORTAĞININ ŞİRKETİNDEN MAAŞ ALMASI MÜMKÜN MÜDÜR?

 Şirket ortakları bilfiil şirket işlerini görmeleri durumunda Genel Kurul’un kararı doğrultusunda “Çalışan Ortaklarına” ücret ödeyebilirler.

 Ortağın Yönetim Kurulu veya Denetim Kurulu üyesi olması önemli değildir.

Şahsi mesaisini tamamen veya kısmen şirket işlerine ayırıyorsa ,yaptığı işler karşılığı ücret alma hakkı mevcuttur.

Tatbikatta ücret ödemeleri :

Huzur Hakkı,

Aylık yönetim ücreti,

Denetçi hakkı,

gibi değişik adlarla ödenmektedir.

Her ne ad altında ödenirse ödensin,ortakların şirketten aldıkları “ücret” olarak adlandırılır.

Bedeli nakdi veya ayni veya sair şekilde bir menfaat olarak ödenmesi sonucu değiştirmeyecektir.

Öz olarak, şirket ortakları ortak oldukları şirketten ücret alabilirler.

 

Alıntı,Alp Denetim Danışmanlık  web sitesi.

ORTAKLARIN ÜCRETLERİNDEN VERGİ VE SSK PRİMİ KESİLECEKMİDİR ?



Şi
rket ortaklarının aldıkları ücretler gelir vergisi ve damga vergisine tabi olacaktır.
Sosyal Güvenlik pirimi yönünden ise durum farklı olacaktır.


a) Ortak ; tam zamanlı veya kısmi zamanlı olarak şirkette bilfiil çalışmakta ise SSK primi çalıştığı günlere isabet eden tutarda ödenecektir.

b) Ortak; SSK veya emekli sandığından emekli aylığı almakta ve fakat şirkette bilfiil çalışmakta ise ilgili SSK mevzuatuna göre destek primi ödenerek çalışacaktır.

c) Ortak ; Bağkur’dan emekli ise belli tutarda emekli aylığından kesilmek suretiyle şirketinde çalışacaktır.

Vergi mevzuatı açısından ne şekilde çalışıldığının önemi olmayıp,her halukarda vergi ve damga vergisi ödenecektir.




Şirket kazancının örtülü dağıtımına engel olmak ve şirketin ödeyeceği verginin aşındırılmasını engellemek açısından ortaklara ücret öderken şunlara dikkat edilmelidir.
a) Ücret ortak tarafından hak edilmelidir.Ücret ödenmesi için o şirkette bir iş,bu işi yapacak birine ihtiyaç olmalıdır. Her hangi bir sorumluluk yüklenilmeden veya çalışan ortağın mesaisiyle şirkete olumlu bir hizmeti yoksa ücret ödenmemelidir. Hayali iş ve işlemler karşılığı ücret ödenmiş olmamalıdır.

b) Ücret ödemesi benzer iş ve işlemlere ödenen ücretlere uygun  olmalıdır.Piyasada bu işi bu ortak yapsaydı kaç para verilirdi veya dışarıdan birini şirkette istihdam etsek ne kadar öderdik diye araştırılmalıdır.

c) İşletmenin cirosu,karı,faaliyet konusu dikkate alınarak yüksek ücret ödemenin önüne geçilmelidir.Nasılsa gidere yazıyoruz diye yüksek ücret ödenmemelidir.

 Şirket ortakları ortak oldukları şirketlerden ücret ve ücret benzeri ödeme alabilirler.Önemli olan gerçek bir duruma dayanan şekilde ücret almaktır.
Ancak yukarıda anlatılan durumlara uymayan ödemeler şirketlere ilave vergi ve cezalar salınmasına yol açar.

 

 

SOSYAL SİGORTALAR KURUMU
                             GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
 
Şube  : VIII                                 ÖZETİ: Şirket Ortakları Hk.
Sayı  : 101228
Tarih : 9.2.1993
 
                          GENELGE NO. 16-60. Ek
 
     Şirket ortağı olup aynı zamanda bir hizmet akdine dayanarak bir
veya birkaç işverenin yanında çalışan kimselerin tabi olacakları sosyal
güvenlik kuruluşunun tesbiti konusunda ortaya çıkan tereddütlerin
giderilmesi ve bu kimselerin her iki sosyal güvenlik kuruluşundan
hangisi ile ilgilendirilmesi gerektiğine açıklık getirilmesi amacıyla
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı eşgüdümünde Kurumumuz ve Bağ-Kur
Genel Müdürlüğü yetkililerinin katılımı ile yapılan toplantılar
sonucunda uygulamanın aşağıda belirtildiği şekilde yürütülmesine karar
verilmiştir.
     1- Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin emrinde
çalışmaları dolayısıyla 506 sayılı Kanunun 2'inci maddesine göre
sigortalı olanlar, sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerine veya
başka bir şirkete ortak, anonim şirketine ise kurucu ortak veya yönetim
kurulu üyesi ortak oldukları takdirde, 506 sayılı Kanuna tabi sigorta-
lılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kur'a tabi tutulmayacaklardır.
     Ancak; kollektif şirket ve adi şirket ortaklarının, aynı şirkette
bir hizmet akdine dayanarak çalışmaları yasal olarak olanaklı
görülmediğinden, bu durumda olanların Bağ-Kur ile ilgilendirilmeleri
gerekecektir.
     2- Şirket ortağı ya da anonim şirketlerde kurucu ortak veya
yönetim kurulu üyesi olmaları dolayısıyla 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununa
göre Bağ-Kur sigortalısı olanlar, sigortalılıkları sürerken bir hizmet
akdine dayanarak çalışmaya başladıkları takdirde bugüne kadar
uygulanageldiği üzere Bağ-Kur sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya
kadar 506 sayılı Kanuna tabi tutulmayacaklardır.
     3- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu veya 1479 sayılı Bağ-Kur
Kanununa göre sigortalılığı devam etmekte iken diğer sosyal güvenlik
kuruluşu kapsamına giren bir işte çalışmaya başlayanların, önceki
sigortalılığının kesintiye uğraması durumunda ise, kesinti tarihinden
itibaren son çalışmalarının gerektirdiği Sosyal Güvenlik Kuruluşu ile
ilgilendirilmeleri sağlanacaktır.
     Ancak; geçici işgöremezlik dolayısıyla geçen süreler ile hafta
sonu ve resmî tatil süreleri, sigortalılığın kesintisi olarak
değerlendirilmeyecektir.
     4- Yukarıda açıklanan durumların, aynı işverene ait değişik
işyerlerinde veya birden fazla işverene ait işyerlerinde gerçekleşmesi
(kollektif şirketler ile adi şirketler için sözkonusu olan ve yukarıda
belirtilen özel durum hariç) uygulamayı değiştirmeyecektir.
     5- 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 2654 sayılı Kanunla değiştirilen
25'inci maddesi hükmü gereğince sigortalı sayılanlardan, 20.4.1982
tarihine kadar Bağ-Kur'a kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların,
anılan Kanunun Ek Geçici 13'üncü maddesine göre, hertürlü hak ve
yükümlülükleri 20.4.1982 tarihinden itibaren başlayacağından, 1.10.1972
ile 20.4.1982 tarihleri arasında şirket ortağı olması dolayısıyla
Bağ-Kur ile ilgilendirilmeleri gerekirken Bağ-Kur'a tabi tutulmayan ve
aynı şirkette (kollektif şirket ve adi şirket hariç) ya da başka bir
işyerinde 20.4.1982 tarihinden önceki bir tarihte hizmet akdine dayanan
çalışmaları dolayısıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile
ilgilendirilen sigortalıların, bu Kanun kapsamındaki sigortalılığı,
20.4.1982 tarihinden sonra da kesintiye uğradığı tarihe kadar devam
ettirilecek, kesintiye uğraması halinde ise kesinti tarihinden itibaren
sona erdirilecektir.
     Bilgi edinilmesini,
     Tahsis talebinde bulunulmuş ve henüz işlemleri sonuçlandırılmamış
olanların, aylık bağlama işlemlerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde
sonuçlandırılmasını, halen prim ödemekte olan sigortalılar ile bundan
böyle aylık bağlanması için başvuranlar için de aynı esasların
uygulanmasını,
     Gerek Kurumumuzca ve gerekse Bağ-Kur tarafından bu genelgenin
yayınlandığı tarihten önce kendisine aylık bağlanmış bulunanlar
hakkında, aksine bir yargı kararı bulunmadıkça emeklilik öncesi
statüleri ile ilgili olarak herhangi bir değişiklik yapılmamasını,
     rica ederiz.

 


 
Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun kapsamı konusunda belirtildiği üzere, her iki Kurum da kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanları kapsamı dışında tutmaktadır. Şirket ortağı olup aynı zamanda bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin yanında çalışan kimselerin tabi olacakları sosyal güvenlik kuruluşunun tespitinde temel çıkış noktasını da bu istisnalar oluşturmaktadır. Şöyle ki; bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak prim ödeyen kişiler, bu sigortalılıkları kesintiye uğrayana kadar diğer bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak prim ödeyemezler. Bu sosyal güvenlik sistemimizin bir özelliği olan sosyal güvenlikte teklik ilkesinin de bir sonucudur.

Şirket ortağı olup aynı zamanda bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin yanında çalışan kimselerin, tabi olacakları sosyal güvenlik kuruluşunun tespiti konusunda ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ve bu kimselerin her iki sosyal güvenlik kuruluşundan hangisi ile ilgilendirilmesi gerektiğine açıklık getirilmesi amacıyla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı eşgüdümünde Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur yetkililerinin katılımı ile yapılan toplantılar sonucunda uygulamanın aşağıda belirtildiği şekilde yürütülmesine karar verilmiştir:


Bağ-Kur Kanununa göre sigortalı sayılanlar :

(kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir vergisi mükellefiyeti

bulunmayanlar ile gelir vergisinden muaf olan ancak Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ile birlikte

kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlar hariç)

hizmet aktine istinaden çalışmalarına karşın 506 sayılı Kanun açısından sigortalı sayılmazlar.

Örnek: Bir şirketin ortağı olması yada vergi mükellefi olması nedeniyle zorunlu

Bağ-Kur sigortalısı olan bir hekim özel bir hastanede hizmet akdine istinaden çalışmaya

başlasa bile zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması nedeniyle 506 sayılı Kanun açısından zorunlu

Bağ-Kur sigortalılıkları devam ettiği sürece sigortalı sayılmaz.

Ancak kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir vergisi

mükellefiyeti bulunanlar hariç, gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayan veya gelir vergisinden

muaf olan, ancak esnaf ve sanatkarlar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki

kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlar, 2925 Sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar

Kanunu ve 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kanununa tabi sigortalı olanlar hizmet akdi ile çalışmaya başladıkları tarih itibariyle belirtilen

sigortalılıkları sona erer ve 506 sayılı Kanun açısından sigortalı sayılırlar.

Özel sağlık kuruluşunda çalışanlar kadrolu (tam zamanlı) ve part-time (kısmi

zamanlı) çalıştırılan personel yukarıda da açıklandığı gibi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı ve

Emekli Sandığı iştirakçisi değilseler 506 sayılı Kanun açısından SSK sigortalısı olacaklardır.

Çalışanların Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumundan birden

fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle Emekli

Sandığı kapsamında, Emekli Sandığı kapsamında çalışması yoksa zorunlu olarak Bağ-Kur

veya Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalılıklarından ilk önce başlayan sigortalılık

ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılırlar.



ÖRNEK 1:

Hizmet akdi ile bir işyerine bağlı olarak çalışmakta olan ve bu çalışmaları nedeni ile Sosyal Sigortalar Kurumu’na prim ödeyen bir kimse daha sonra herhangi bir limited şirkete ortak olması halinde çalıştığı işyerindeki hizmet akdi kesintiye uğrayıncaya kadar Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi olarak prim ödemeye devam edecektir.

 

 Bu durumda aşağıda belirtilen haller kesinti olarak değerlendirilmeyecektir:

· İşçinin geçirdiği kaza veya yakalandığı hastalıktan ötürü geçici işgöremezlik ödeneği aldığı günler,

· Kadın sigortalıların doğum öncesi ve sonrası yasal istirahat süreleri,

· Sigortalının muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle ya da muvazzaf askerlik hizmeti dışında ödevlendirilmesi nedeniyle işine gidemediği süreler,

· 1475 sayılı İş Kanunu’nun 16/III. maddesinde belirtilen, sigortalının çalışmakta olduğu işyerinde ortaya çıkan ve işin durmasına yol açan zorlayıcı sebepler,

· Ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri,

· Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süreler,

· Grev veya lokavt nedeniyle çalışılmayan süreler.

ÖRNEK 2:

Hizmet akdine istinaden çalışan bir kişinin çalıştığı şirkete ortak olması halinde, bu kişi kanundan doğmayan ve şirkette üçüncü bir kişinin yapması gereken bir işi ücret karşılığı yapıyorsa hizmet akdi kesintiye uğrayıncaya kadar 506 sayılı Kanuna tabi olarak sigortalı sayılacaktır. Şüphesiz ki bu kişinin üstlendiği bu işi bırakması halinde hizmet akdi kesintiye uğramış olacak ve işin son bulduğu tarih itibariyle sözkonusu kişi Bağ-Kur’a tabi olacaktır.


 

ÖRNEK 3:

Aynı gün hem şirket ortağı, hem de bir hizmet akdi tesis ederek ortak olduğu şirkette veya başka bir şirkette çalışmaya başlayan kişi kendi tercihi ile bağlı olacağı sosyal güvenlik kuruluşunu seçebilecektir. Şirket ortaklığı devam ederken, tercihini SSK’dan yana kullanmışsa, SSK’ya tabi çalışması sona erdiği taktirde Bağ-Kur ile ilgilendirilecek veya Bağ-Kur ile ilgilendirilmiş veya tercihini o yönde kullanmışsa hizmet akdine tabi çalışması devam ederken şirket ortaklığı sona erdiği taktirde bu tarihten itibaren SSK ile ilgilendirilmesi gerekecektir

ÖRNEK 4:
Şirket ortağı olması dolayısıyla Bağ-Kur ile ilgilendirilmesi gerekirken Bağ-Kur’a tabi tutulmayan ve aynı şirkette (kollektif şirket ve adi şirket hariç) ya da başka bir işyerinde 04.10.2000 tarihinden önceki bir tarihte hizmet akdine dayanan çalışmaları dolayısıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile ilgilendirilen sigortalının, bu kanun kapsamındaki sigortalılığı, 04.10.2000 tarihinden sonra da kesintiye uğradığı tarihe kadar devam ettirilecek, kesintiye uğraması halinde ise şirket ortaklığının devam etmesi koşuluyla Bağ-Kur’a tabi tutulacaktır.

 



Şirket ortakları Bağ-Kur Kanunu’na tabidirler. Ancak şirket ortağı olup aynı zamanda bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin yanında çalışan kimselerin tabi olacakları sosyal güvenlik kuruluşunun tespiti konusunda, kanunlarda açık hükümler bulunmamakta, konu SSK ile Bağ-Kur arasında yapılan protokoller ile çözüme kavuşturulmaya çalışılmaktadır. Bu durumda olan kişiler tercihlerini genelde SSK’dan yana kullanmaktadırlar. Bu nedenle, uygulamaya iyi vakıf olunması sonradan karşılaşılacak sorunları ortadan kaldıracaktır.

 

Alıntı.SMMM-Hüseyin üst,huseyinust.com

 

Mümin Yüksekkaya-SMMM

Kasım /2010

 


                                       

MÜMİN YÜKSEKKAYA- SMMM Adres: Semerciler Mah.Çevik Sk.No:2/2 Adapazarı/SAKARYA Tel: 0264 - 2740295 / 0264 - 2713118 Faks: 0264 - 2740295 E-Posta: info@yuksekkayasmmm.com ( Sakarya SMMMO, Oda Sicil No:25, Büro Sicil No:142 ) Her hakkı saklıdır. 2010 www.yuksekkayasmmm.com / Yasal Uyarı

Her hakkı saklıdır. 2010 www.yuksekkayasmmm.com / Yasal Uyarı

Web Tasarım: 
www.MuhasebeTR.com